Kırmızı Sade Ekonomi Haber Manşeti Youtube Küçük Resmi (3)

ANASAYFA

Kırmızı Desenli Yeni Yıl Kart_20250829_153850_0000
1 min read

30 Ağustos Zafer Bayramı Mesajı

Milletimizin bağımsızlık yolundaki en büyük adımı olan 30 Ağustos Zaferi, aziz Türk milletinin birlik ve beraberlik içinde her türlü zorluğu aşabileceğinin en büyük göstergesidir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kazanılan bu büyük zafer, bizlere bağımsızlığın, hürriyetin ve vatan sevgisinin ne denli önemli olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır. Bugün bizlere düşen görev; aynı ruh ve inançla ülkemizin geleceğine sahip çıkmak, Cumhuriyetimizi ve demokrasimizi daha güçlü kılmaktır.

Bu duygu ve düşüncelerle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatan uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle anıyorum.

30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.

Mehmet ÇOLAK
Yurt İmar Sen Genel Başkanı

Kırmızı Desenli Yeni Yıl Kart_20250829_001511_0000
2 min read

Yurt İmar Sen Genel Başkanı Mehmet ÇOLAK’ın Toplu Sözleşme sonrası bir açıklama yaptı.

Sözde yetkili sendika Memur-Sen ve küçük ortağı Kamu-Sen, toplu sözleşme sürecinde de, hakem kurulunda da çalışanların iradesini temsil edememiştir. Masada oturmaları, hükümetin teklifini meşrulaştırmaktan başka hiçbir işe yaramamıştır.

Buradan soruyorum:
Madem hakem kurulundan çıkmayı bir “onurlu davranış” gibi sunuyorsunuz, o zaman neden o kurula girdiniz? Kurulun yapısını bilmiyor muydunuz? Orada 1 puan değil 5 puan artsa ne değişecekti? Zaten sonuç baştan belliydi: Memur enflasyon altında ezilecek, fark adı altında kuruşlarla avutulacaktı.

Memur-Sen ve Kamu-Sen, refah payını ağızlarına alıp meydanlarda nutuk attılar ama masada en ufak bir irade göstermediler. Grev mi? Görüşmelere iki ay kala alınması gereken grev kararını bilerek almadılar. Çünkü memurlarda grev hakkı yoktur bugüne kadar bir çok kere sözlşeme masasına oturmasına rağmen grev hakkını kazanamadı bunu yapamadılar ancak Yaptıkları göstermelik eylem ise toplu sözleşmeye günler kala, sadece vitrin süsüydü.eylemden saatler sonra hükümet kanadı zam teklifini açıklayarak eylem kararının yetkili sendika için sadece bir etkinlikten öteye gidememiştir.

Bugün ise hakem kurulundan çekildiklerini söylüyorlar. Madem bu kararı tanımıyorsunuz, o halde neden hâlâ grev kararı almıyorsunuz?
Karar defterinizde sayfa mı kalmadı?
Kalem mi bitti?
Yoksa yürek mi yok? İşte en büyük kazanım bu olabilirdi şimdiye kadar oturduğunuz sözlşeme masalarında grev hakkını kazanmış olsaydınız bugün en büyük kazanımızn bu olduğunu anlardınız.

Yurt İmar Sen olarak biz, Memur-Sen ve Kamu-Sen’in bu teslimiyetçi tavrını asla kabul etmiyoruz. Masada hükümetin teklifine alkış tutanlar, meydanlarda çalışanların hakkını savunamaz. Memurun gerçek temsilcisi, günü kurtarmak için değil, hak ve adalet için mücadele eder.

Mehmet ÇOLAK
Yurt İmar Sen Genel Başkanı

Lacivert ve Kırmızı Dinamik Haberler Youtube Küçük Resmi_20250827_135518_0000
2 min read

Kamu Hakem Kurulu Kararı Resmî Gazete’de Yayımlandı: Çalışanların İradesi Yine Masada Yok Sayıldı
Kamu çalışanlarının 2026-2027 yıllarındaki mali ve sosyal haklarını belirleyen toplu sözleşme süreci, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu tarafından alınan kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla resmileşti. Ancak bu karar, kamu emekçileri açısından yine hayal kırıklığı yaratmıştır.

Toplu sözleşme görüşmelerinde kamu işveren heyeti ile sözde yetkili sendika arasında uzlaşma sağlanamaması üzerine devreye giren Hakem Kurulu, kamu çalışanlarının beklentilerini ve taleplerini dikkate almadan, işverenin teklifine yakın oranları imza altına almıştır.

Hakem Kurulu kararlarının kesin ve bağlayıcı olması, kamu emekçilerinin gerçek anlamda toplu pazarlık hakkını ellerinden almakta; alın teriyle geçinen milyonlarca kamu görevlisini masada temsil edilemez hale getirmektedir.

Kamu çalışanlarının gerçek sorunları olan insanca yaşamaya yetecek ücret, adil çalışma koşulları ve sosyal hakların geliştirilmesi talepleri bu toplu sözleşmede yine görmezden gelinmiştir.

Sonuç olarak Resmî Gazete’de yayımlanan karar, hukuken yürürlüğe girmiş olsa da kamu emekçilerinin vicdanında meşruiyet bulmamıştır. Yurt Sendikaları olarak mücadelemiz, masa başında imza altına alınan bu adaletsizliğe karşı devam edecektir.
Resmi Gazete için tıklayınız https://sg.docworkspace.com/d/sIHW1zqPyAbPMu8UG?sa=601.1074

Kırmızı Sade Fotoğraflı ve Çerçeveli Son Dakika Haberleri Twitter Gönderisi_20250824_085050_0000
2 min read

Toplu sözleşme sürecinde kamu işvereninin sefalet zammını kabul etmeyen kamu çalışanlarının iradesini temsil etmesi gereken Memur-Sen, bir kez daha çalışanları yüzüstü bırakmıştır.
Daha düne kadar “Hakem Kurulu’na güvenmiyoruz, başvurmayacağız” diyerek kamuoyuna açıklama yapan Memur-Sen, bugün küçük ortağı Kamu-Sen ile birlikte Hakem Kurulu toplantısına üye göndererek, kimin yanında olduğunu net bir şekilde göstermiştir. Bu tavır, kamu çalışanlarının değil hükümetin yanında saf tutulduğunu, memurun alın terinin ve emeğinin bir kez daha masada satıldığını açıkça ortaya koymuştur.
Kamu emekçilerinin haklarını savunmak yerine hükümetin teklifini meşrulaştıran bu anlayış, ihanetin ve ikiyüzlülüğün en somut örneğidir. Masada memurun hakkını aramayan, hakem kurulunu eleştirip ardından gizli kapılar ardında oraya üye gönderen bu tutum, kamu çalışanlarına ihanettir.
Buradan açıkça ilan ediyoruz:
Kamu çalışanlarının iradesini hiçe sayan, her toplu sözleşme döneminde emekçiyi satan ve hükümetin memur cephesindeki taşeronluğunu yapan bu anlayış tarihe kara bir leke olarak geçmiştir. Kamu emekçileri bu ihaneti unutmayacak, affetmeyecektir.
Yurt İmar Sen olarak biz, emeğin ve alın terinin pazarlık konusu yapılmasına asla izin vermeyeceğiz.
Kamu çalışanları satılık değildir! Hak ve adalet mücadelesini sürdüren sendikal hareket, sahte sendikacılığın maskesini düşürmeye devam edecektir.
Bir kez daha altını çiziyoruz: Kamu çalışanlarını masada satanlar, yarın meydanlarda hesap vermekten kaçamayacaktır.

Saygılarımızla,
Yurt İmar Sen Genel Merkezi

Kırmızı Sade Fotoğraflı ve Çerçeveli Son Dakika Haberleri Twitter Gönderisi_20250821_192229_0000
2 min read

Sözde yetkili sendika, bugüne kadar oturduğu her toplu sözleşme masasında olduğu gibi, bu dönemde de Milli Emlak Genel Müdürlüğü çalışanlarını görmezden gelmiştir. 7. Dönem Toplu Sözleşme sürecinde de ne yazık ki beklentiler karşılanmamış, çalışanların haklı talepleri yine göz ardı edilmiştir.
Sendikanın kazanım olarak sunduğu “Kadastro Tazminatı”, bugüne kadar hiç ödenmemişken, bu toplu sözleşmede de benzer şekilde yalnızca kağıt üzerinde kalmış; gerçek bir kazanım olmaktan uzak bir şekilde, algı yaratmak amacıyla gündeme getirilmiştir.
Kadro, mali haklar ve çalışma koşulları açısından yıllardır hak ettiği değeri göremeyen Milli Emlak çalışanları, yine hayal kırıklığına uğramıştır. Sendikanın, hayal ile gerçeği birbirine karıştıran bu tutumu, kamu çalışanlarının güvenini her geçen gün daha fazla sarsmaktadır.

Milli Emlak Çalışanları Yine Görmezden Gelindi!
8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde imzalanan mutabakat metninde ne yazık ki Milli Emlak çalışanları bir kez daha unutulmuştur. Kamu hizmetinin en önemli alanlarından birinde görev yapan, ülkemizin en değerli varlıklarını koruyan, ekonomiye doğrudan katkı sağlayan Milli Emlak emekçileri yok sayılmıştır.
Bu görmezden gelme, sadece bir meslek grubunu değil; kamu maliyesini, vatandaşın hakkını, devletin malını koruyan tüm değerleri yok saymaktır.
Yurt İmar Sen olarak;
✅ Milli Emlak çalışanlarının özlük haklarının, iş yüküne uygun bir şekilde düzenlenmesini,
✅ Ek ödeme, tazminat ve çalışma şartlarının iyileştirilmesini,
✅ Toplu sözleşme masasında hak ettikleri değeri bulmalarını ısrarla talep ediyoruz.

Unutulan değil, hak ettiği değer verilen bir kamu personel sistemi için mücadelemiz devam edecektir!

Kırmızı Sade Fotoğraflı ve Çerçeveli Son Dakika Haberleri Twitter Gönderisi_20250820_194935_0000
2 min read

Sözde Yetkili Sendikanın Teslimiyeti ve Hükümetin Dayatması Süreci Tıkadı!
Kamu çalışanlarının umutla beklediği toplu sözleşme görüşmeleri bir kez daha hüsranla sonuçlanmıştır. Bunun tek nedeni; hükümetin emekçiyi görmezden gelen dayatmacı tavrı ve sözde yetkili sendikanın işbirlikçi, teslimiyetçi tutumudur.
Bugün kamu çalışanlarının ve emeklilerimizin alın teri, masa başında pazarlık konusu yapılmakta; hayat pahalılığına, enflasyona ve açlık sınırına mahkûm edilmektedir. Hükümet, adil ve insanca yaşamı güvence altına alacak tekliflerle değil, sus payı niteliğinde kırıntılarla emekçiyi oyalamaktadır.
Daha vahimi ise, çalışanların hakkını savunmakla yükümlü olması gereken sözde yetkili sendikanın bu dayatmaları meşrulaştırmasıdır. Bu sendika, iktidarın gölgesinde durarak memurun değil, hükümetin çıkarlarını koruyan bir anlayışa teslim olmuştur. Gösterişli eylemler, basına poz vermeler, sahte öfke açıklamaları emekçiyi kandırmaya yetmez. Kamu çalışanı artık bu tiyatroyu görmekte ve büyük bir öfkeyle karşılamaktadır.
Yurt İmar Sen olarak buradan bir kez daha yüksek sesle ilan ediyoruz:
Kamu çalışanı sadaka değil, alın terinin gerçek karşılığını istiyor!
Hükümetin dayatmalarına, işbirlikçi sendikanın teslimiyetine boyun eğmeyeceğiz!
Masada ve sahada gerçek mücadeleyi yükseltecek, emekçinin hakkını sonuna kadar savunacağız!
Bizler siyasetin değil, emeğin sendikacılığını yapıyoruz. Bu masa ancak emekçinin iradesiyle, hak arama kararlılığıyla ve dik duruşla anlam kazanır. Kamu çalışanlarının ekmeğini büyütmeyen, hayat şartlarını iyileştirmeyen hiçbir teklif bizim için kabul edilemez.
Kamu emekçileri şunu bilmelidir ki; bu mücadele sadece maaş artışı için değil, aynı zamanda onurlu bir yaşam, insanca çalışma koşulları ve geleceğe güvenle bakabilmek içindir.
Yaşasın gerçek sendikacılık!
Yaşasın emeğin onurlu mücadelesi!

Saygılarımla,
Mehmet ÇOLAK
Yurt İmar Sen Genel Başkanı

Kırmızı Sade Fotoğraflı Son Dakika Haberleri Twitter Gönderisi_20250820_193237_0000
1 min read

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda bugün saat 18.30’da gerçekleştirilen toplu sözleşme görüşmelerinde hükümet, memurlara yönelik son zam teklifini açıkladı.
Yeni teklife göre;
2026 yılının ilk 6 ayı için %11, ikinci 6 ayı için %7
2027 yılının ilk 6 ayı için %4, ikinci 6 ayı için %4 zam öngörüldü.
Bu rakamlar, memurların yaşadığı ağır ekonomik koşulları ve hızla artan hayat pahalılığını karşılamaktan son derece uzaktır. Yurt İmar Sen olarak bu teklifin kabul edilemez olduğunu açıkça ifade ediyoruz.
Memurlar enflasyon karşısında her geçen gün daha da ezilirken, hükümetin sunduğu bu oranlar, çalışanları açlık ve yoksulluk sınırının altına mahkûm etmektedir.
Yurt İmar Sen olarak;
Gerçek enflasyonun masaya yansıtılmasını,
Alım gücünü yükseltecek adil bir teklifin sunulmasını,
Memurun alın terini ve emeğini koruyacak kalıcı düzenlemelerin yapılmasını ısrarla talep ediyoruz.
Bu teklif revize edilmeden imzalanamaz!
Haklarımızı korumak için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.

Yurt İmar Sen Genel Merkezi

Kırmızı Sade Fotoğraflı Son Dakika Haberleri Twitter Gönderisi_20250815_232429_0000
2 min read

Yurt Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanı İrfan YİĞİT gündemdeki toplu sözleşme görüşmeleri hakkında bir açıklama yaptı
Sözde yetkili sendika, yıllardır toplu sözleşme masasında sergilediği tutum ve aldığı sonuçlarla kamu emekçilerini hayal kırıklığına uğratmaya devam etmektedir. Bugün geldiğimiz noktada, masada alınan kararlar çalışanların gerçek ihtiyaçlarını karşılamaktan uzaktır. Eylem adı altında yapılan göstermelik çağrılar, yalnızca günü kurtarmaya ve üyelerin tepkisini geçici olarak bastırmaya yöneliktir.

Kamu çalışanlarının geleceğini ilgilendiren toplu sözleşme süreçleri, samimiyet ve kararlılık gerektirir. Ancak ne yazık ki, yıllardır izlenen bu göstermelik ve pasif sendikacılık anlayışı, maaşların enflasyon karşısında erimesine, sosyal hakların gerilemesine ve çalışanların yoksullaşmasına zemin hazırlamıştır.

Bizler diyoruz ki: Yapmacık eylemlerle, sosyal medya şovlarıyla, günübirlik açıklamalarla bu sorunlar çözülmez. Çözüm, gerçek mücadele iradesi ortaya koymak, kamu çalışanlarının haklarını masada ve sahada kararlılıkla savunmakla mümkündür. Kamu emekçilerinin beklentisi, laf değil, somut ve kalıcı kazanımlardır.

Buradan bir kez daha çağrımızı yineliyoruz: Kamu çalışanlarının alın teri üzerinden siyaset yapan, koltuk ve makam derdine düşen sendikal anlayışa karşı, hakkın ve emeğin mücadelesini verecek, ilkeli ve kararlı bir sendikal duruşa ihtiyaç vardır. Artık yetki tabelaları değil, kazanımlar konuşmalıdır.

Kırmızı Sade Fotoğraflı Son Dakika Haberleri Twitter Gönderisi (3)
1 min read

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın açıkladığı; 2026 yılı için ilk 6 ay %10, ikinci 6 ay %6; 2027 yılı için ise ilk 6 ay %4, ikinci 6 ay %4 zam teklifi, milyonlarca kamu emekçisinin beklentilerini yerle bir etmiştir.

Yıllardır “enflasyon farkı” adı altında verilen kırıntılarla memuru oyalayan, sus payına razı olan sözde yetkili sendika ile birlikte bu ülkenin emekçileri yoksulluğa mahkûm edilmektedir. Bu teklif, hayat pahalılığını ve alım gücündeki çöküşü görmezden gelen, gerçeklerden kopmuş bir anlayışın ürünüdür.

Biz, Yurt Sendikaları Konfederasyonu olarak; enflasyonun üzerinde, refah payı içeren, insanca yaşamaya yetecek adil bir zam talebimizi yineliyoruz. Çalışma Bakanlığı’nı, masa başında değil, halkın sofrasında yaşanan boşluğu görmeye ve tekliflerini buna göre revize etmeye çağırıyoruz.

Memurun alın teri pazarlık konusu yapılamaz!

Kırmızı Sade Fotoğraflı Son Dakika Haberleri Twitter Gönderisi (1)
3 min read

Memur Sendikalarında Menfaat Sendikacılığı: Dayanışma mı, Çıkar mı?
8. Dönem Toplu Görüşme süreci başladı ancak kamu Çalışanları adına Toplu Sözleşme Masasına oturan yetkili sendika yine menfaat peşinde olduğunu gösterdi.
Memur sendikaları, kamu çalışanlarının haklarını koruma ve geliştirme görevini üstlenen en önemli kurumlar arasında yer alır. Ancak son dönemlerde, toplu sözleşme masasında yetkili sendikaların kendi üyeleri olmayan memurlardan “dayanışma aidatı” talep etmesi, sendikal faaliyetlerin asli amacı olan kolektif dayanışma ve hak savunmasının yerini menfaat odaklı bir yaklaşıma bırakması kaygı verici bir hale gelmiştir.

Dayanışma Aidatı
Dayanışma aidatları ilk bakışta, kamu çalışanlarının bir arada durarak ortak haklarını korumaları için gerekli bir araç olarak görülür. Ancak pratikte, bu aidatlar yalnızca sendika üyelerinin toplu sözleşmeden doğan kazanımlarından faydalanan ancak üyelik bağı olmayan memurlardan zorunlu olarak talep edilmektedir. Bu durum, memurlar arasında haksız bir mali yük oluştururken, sendikaların bu aidatları dayanışma değil, daha çok kendi mali güçlerini artırma ve üyelik sayılarını yükseltme aracı olarak kullandıkları izlenimini yaratmaktadır.
Menfaat sendikacılığı, memur sendikalarının asli görevlerinden saparak, sadece kendi üyelerinin çıkarlarını koruma adına hareket etmesine yol açar. Bu yaklaşım, kamu çalışanlarının genel çıkarlarını gözetmek yerine, küçük bir grubun menfaatlerini ön plana çıkarır.

Dayanışma mı, Zorunluluk mu?
Kamu çalışanları arasında aidat ödeme zorunluluğu, dayanışma adı altında baskı haline dönüşebilmektedir. Sendika üyesi olmayan memurlar, toplu sözleşme sürecinde söz hakkı olmadan aidat ödemek zorunda bırakılırken, sendikanın bu memurlara karşı herhangi bir sorumluluğu ya da taahhüdü bulunmamaktadır. Bu durum, memurlar arasında adaletsizlik algısını güçlendirirken, sendikal yapıya olan güveni sarsmaktadır.
Ayrıca, zorunlu aidat uygulaması memurların sendikaya üyelik oranlarını olumsuz etkileyebilir. Zaten aidat ödemek durumunda kalan çalışanlar, ek bir mali yük getirecek üyelikten kaçınabilir. Bu da sendikaların gücünü zayıflatırken, kamu çalışanlarının kolektif mücadelesini sekteye uğratır.

Toplu Sözleşme Masasında Gerçek Dayanışma
Gerçek dayanışma, tüm kamu çalışanlarının eşit hak ve temsilini sağlayan yapılarla mümkündür. Yetkili sendikaların sadece üyelerini değil, toplu sözleşmeden etkilenen tüm memurları gözeterek hareket etmesi gerekir. Aksi halde, memurlar arasında ayrışma ve güven kaybı derinleşir.
Sendikaların tüm memurların çıkarlarını savunması, dayanışmanın özü ve kamu çalışanlarının ortak gücünün temelidir. Bu yüzden, dayanışma aidatlarının sadece sendika üyeleri arasında kalması ve sendikaların kapsayıcı, adil yapılar haline gelmesi gereklidir.

Sonuç
Memur sendikalarının bugün karşı karşıya olduğu menfaat odaklı tutum, kamu çalışanlarının sendikal mücadeleye olan inancını zedelemektedir. Dayanışma aidatları üzerinden zorlayıcı uygulamalar yapılması, sendikaların asli işlevi olan hak savunmasının önüne geçmektedir. Gerçek dayanışma, tüm memurların eşit haklara sahip olduğu, adil ve kapsayıcı bir sendikal anlayışla mümkündür. Memur sendikalarının, çıkar çatışmaları yerine ortak mücadeleyi esas alarak hareket etmeleri, kamu çalışanlarının haklarının etkin ve sürdürülebilir şekilde korunmasını sağlayacaktır.

Kırmızı Sade Fotoğraflı Son Dakika Haberleri Twitter Gönderisi
2 min read

Mehmet Çolak – Yurt İmar Sen Genel Başkanı
Kamu çalışanlarına yönelik olarak son dönemde hayata geçirilen **yarı zamanlı çalışma hakkı**, çalışma hayatında esneklik ve dengeyi sağlamaya yönelik olumlu bir adımdır. Ancak bu uygulamanın sınırlı kapsamı, çalışma hayatında adalet ve eşitlik ilkeleriyle çelişmektedir. Yurt İmar Sen olarak bu hakkın yalnızca belirli durumlarla sınırlı kalmaması, tüm kamu çalışanlarını kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğini savunuyoruz.

Bugün, doğum sonrası ebeveynlere tanınan yarı zamanlı çalışma hakkı, özellikle anneler için önemli bir imkân sunuyor. Ancak kamu çalışanları sadece ebeveynlerden ibaret değil. Eğitimine devam eden memurlar, kronik rahatsızlığı bulunanlar, yaşlı ya da hasta yakınlarına bakım sağlayanlar da en az onlar kadar esnek çalışmaya ihtiyaç duymaktadır. Ne yazık ki mevcut düzenlemeler, bu ihtiyaçları kapsam dışı bırakmakta, birçok çalışanı mağdur etmektedir.

Ayrıca, yarı zamanlı çalışmaya geçen kamu görevlilerinin **maaşlarında ve sosyal haklarında yaşanan kayıplar**, bu hakkın fiilen kullanılmasını ciddi şekilde engellemektedir. Geliri düşen, emeklilik süresi uzayan ya da terfisi geciken bir çalışan için bu hak, tercih edilebilir olmaktan uzaklaşmaktadır. Esnek çalışmayı cezalandıran değil, teşvik eden bir sistem inşa edilmelidir.
Kamu hizmetlerinde verimliliğin ve çalışan memnuniyetinin artırılması için atılması gereken adımlar bellidir:
1. **Yarı zamanlı çalışmanın kapsamı genişletilmeli**, isteğe bağlı olarak tüm kamu çalışanlarına sunulmalıdır.
2. **Gelir ve hak kayıplarını önleyecek yasal güvenceler** oluşturulmalı; sosyal güvenlik ve kıdem hakları korunmalıdır.
3. Yarı zamanlı çalışmayı tercih edenlerin görevde yükselme ve kariyer süreçleri **eşitlikçi bir yaklaşımla** ele alınmalıdır.
Unutulmamalıdır ki, kamu çalışanı huzurluysa, kamu hizmeti güçlüdür. Esnek, adil ve kapsayıcı çalışma modelleri sadece bireysel değil, kurumsal verimliliği de artıracaktır.
Yurt İmar Sen olarak bu konuda atılacak her yapıcı adımın arkasındayız; çalışanlarımızın hakkını, emeğini ve yaşam dengesini korumaya devam edeceğiz.