Yurt İmar-Sen Genel Merkezinden Ödenmeyen Kadastro Tazminatına Tepkili
Toplu Sözleşme Masasında İmza Var, Sahada Uygulama Yok!”
Bilindiği üzere Sözde Yetkili Sendika ve Küçük Ortağı ile birlikte 2024 ile 2025 yılını kapsayan 7. Dönem toplu sözleşme ile 2026-2027 dönemlerini kapsayan 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmeleri ile Kamu Çalışanları adına masada kamu işveren heyeti ile imzalan Toplu Sözleşme Maddeleri Bayındırlık, İnşaat ve Köy Hizmet koluna ilişkin toplu sözleşmenin 1. Maddesinde kazanım diye anlatılan Tapu ve kadastro tazminatı
MADDE 1- (1) Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü kadro ve pozisyonlarında
bulunanlardan tapu ve kadastro hizmetlerinde görevlendirilen ve arazide fiilen çalışanlara,
döner sermaye bütçesinden karşılanmak üzere, fiilen çalıştıkları her gün için (200) gösterge
rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda kadastro tazminatı
ödenir.
(2) Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı taşra teşkilatında Milli Emlak Genel
Müdürlüğü hizmetlerini yürüten milli emlak birimlerinde görev yapan kadrolu ve sözleşmeli
personelden birinci fıkrada belirtilen personelle aynı hizmet kapsamında arazide çalışanlara da,
bu kapsamda fiilen çalıştıkları her gün için birinci fıkraya göre tazminat ödenir.
denilmektedir ancak bugüne kadar hem 7. Dönem hem de 8. Dönem Toplu sözleşme kazanımı olan Kadastro Tazminatı kurumlar tarafından ödenmemektedir. Kamu çalışanlarının alın teriyle kazanılmış haklarını yok sayan anlayışa karşı Yurt İmar-Sen Genel Merkezi olarak en sert şekilde tepki gösteriyoruz. Toplu sözleşme masasında imza altına alınan her hüküm, devlet adına verilmiş bir taahhüttür. Bu taahhütlerin uygulanmaması, yalnızca çalışanların değil, hukuk devletinin de açıkça ihlalidir.
Çalışanların Hakları Askıya Alınamaz!
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı taşra teşkilatında fiilen arazide çalışan personelin kadastro tazminatı hakkı toplu sözleşme ile güvence altına alınmıştır. Buna rağmen bazı kurumların “bütçe yok”, “talimat gelmedi”, “yorum farklılığı” gibi bahanelerle bu ödemeleri yapmaması kabul edilemez. Bu bahaneler, imzalanmış bir hukuki metni yok sayma girişimidir.
Sözde Yetkili Sendikanın Sessizliği
Burada bir diğer vahim tablo ise toplu sözleşme masasına oturan sözde yetkili sendikanın sessizliğidir. Kamu çalışanlarının hakları gasp edilirken, bu sendikanın suskunluğu ve menfaat sendikacılığı yapması, emekçilerin iradesini temsil etmekten ne kadar uzak olduklarını göstermektedir. Hak mücadelesi yerine koltuk ve çıkar hesapları yapan bu anlayış, kamu çalışanlarının güvenini tamamen kaybetmiştir.
İdari Sorumluluk ve Hesap Verme Zorunluluğu
Toplu sözleşme hükümlerini uygulamayan her kurum, açıkça idari sorumluluk altındadır. Kamu çalışanlarının haklarını gasp eden yöneticiler, bu keyfi tutumlarının hesabını vermek zorundadır. Hukuk devleti, imzalanmış metinlerin uygulanmasını zorunlu kılar; keyfi yorumlarla hak gaspına izin vermez.
Yurt İmar-Sen’in Net Tavrı
Biz Yurt İmar-Sen olarak şunu ilan ediyoruz:
– Toplu sözleşme hükümleri derhal uygulanmalıdır.
– Kamu çalışanlarının hakları bir an önce teslim edilmelidir.
– İmzalanmış metinleri yok sayan kurumlar hakkında gerekli hukuki süreçler başlatılacaktır.
– Menfaat sendikacılığı yapan sözde yetkili sendikaların maskesi düşürülmeli, kamu emekçisinin gerçek temsilcisi sahada olmalıdır.
Kamu emekçisinin alın teri üzerinden tasarruf yapmaya kalkışan anlayışa karşı mücadelemiz kararlılıkla sürecektir. İmza altına alınan her madde, sahada çalışan her emekçinin hakkıdır. Bu hakları gasp edenlere karşı Yurt İmar-Sen, üyelerinin yanında olacak ve her platformda hesap soracaktır.
